Anadolu Hastaneleri
Anadolu Hastaneleri
Anadolu Hastaneleri
Anadolu Hastaneleri
Anadolu Hastaneleri
Anasayfa Sağlık Rehberi Yenidoğan Sarılığı Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
Anadolu Hastaneleri
Diğer Yazılar

“Sarılık” terimi bilirubinin deri ve mukozalarda birikimi sonucu deri ve skleraların sarı renkte görülmesini ifade eder; bu duruma vücutta bilirubinin yükselmesi, yani “hiperbilirubinemi” neden olur. Bilirubin vücutta %75 oranında kırmızı kan hücrelerinin yıkımı sonucu ortaya çıkan hem maddesinin veya %25 oranında hem içeren diğer proteinlerin metabolizması sonucu oluşur. Oluşan bilirubin kanda albümine bağlanarak karaciğere taşınır, hepatositlere alınan bilirubin burada konjuge edilerek direkt bilirubine dönüşür ve safra ile bağırsaklara atılır.

Serum total bilirubin (STB) düzeyi ancak 5 mg/dl’yi aştığında sarılık görülür. Term bebeklerin 60%’ında, preterm bebeklerin %80’inde sarılık görülür.  Normal fizyolojik bir durum olarak kabul gören; genellikle selim, geçici bir fenomen olmasına ve çoğu kez de serum total bilirubin konsantrasyonunun bebek için tehlike kaynağı olmayacak düzeylerde kalmasına rağmen, yenidoğanların bir bölümünde direkt geri dönüşümsüz ciddi beyin hasarı için tehdit oluşturabilen düzeylere erişebilir. Zamanında tanı konup tedavi edilmeyen yüksek bilirubin düzeylerinin yol açacağı bilirubin ensefalopatisi ciddi ve kalıcı nörolojik sekellere neden olur.

Sarılığın gözle değerlendirilmesi bebek çıplak iken, aydınlık ortamda tercihen doğal ışıkta yapılmalı, cilde parmakla basılıp soldurduktan sonra cildin rengine bakılmalıdır. Sarılık önce skleralarda ve yüzde görülür, daha sonra gövde ve ekstremitelere yayılır. Sarılığın yayılımından bilirubin düzeyinin tahmini güvenilir değildir. Sarı görünen bebeğin total bilirubin düzeyine bakılmalıdır.

Yenidoğan sarılıkları fizyolojik sarılık ve patolojik sarılık olarak ikiye ayrılır.

Fizyolojik sarılık

  1. İlk 24 saatten sonra başlar
  2. T. bilirubin günde en fazla 5 mg/dL artar
  3. Termde 3-5. gün, pretermde 7. günde pik yapar
  4. T. bilirubin termde <12 mg/dL, pretermde 10-14 mg/dL 
  5. D. bilirubin 2 mg/dL’yi aşmaz
  6. Termlerde 1 hafta, pretermlerde 2 hafta sürer

Fizyolojik sarılık neden olmaktadır? Çeşitli nedenleri vardır bunlar arasında; kısa eritrosit ömrü (yetişkinde 120 gün → yenidoğanda 80 gün), karaciğerin immatür olması, nisbi polisitemi varlığı ve enterohepatik dolaşımda artış sayılabilir.

İlk 24 saatte gelişen sarılık aksi kanıtlanana kadar patolojik kabul edilmelidir. Bu bebeklerin serum bilirubin düzeyleri değerlendirilmelidir ve bebekler hemolitik hastalık ve diğer patolojik nedenler açısından araştırılmalıdır.

Fizyolojik–patolojik sarılık tanımlaması için bebeğin gebelik haftası, postnatal yaşı, sarılık için riskleri bilinmeli ve serum total bilirubini saat olarak bilirubin nomogramında değerlendirilmelidir.

 

 

Patolojik sarılık nedenleri

  • Bilirubin artmış üretimi veya kc’de bilirubin yükü

Hemolitik nedenler:

  1. İmmün kaynaklı: Rh uyuşmazlığı, ABO uyuşmazlığı, subgrup uyuşmazlıkları
  2. Herediter nedenler: Eritrosit membran defektleri, eritrosit enzim eksiklikleri, hemoglobinopatiler (talasemi)

Artmış üretimin diğer nedenleri:

  1. Sepsis
  2. DİK
  3. Ekstravazasyon
  4. Polistemi
  5. Diabetik anne bebekleri

Bilirubinin enterohepatik sirkülasyonun arttığı durumlar

  1. Anne sütü sarılığı
  2. Pilor stenozu
  3. İnce veya kalın bağırsak tıkanıkları veya ileus

 

  • Azalmış klirens
  • Prematürite
  • G6PDH eksikliği
  • Doğumsal metabolik hastalıklar (crigler najjar sendromu, gilbert sendromu, galaktozemi, tirozinemi, hipermethionemi)
  • Metabolik (hipotiroidi, hipopitüatirizm)

 

Her yenidoğan taburcu olmadan önce ciddi hiperbilirubinemi gelişim riski için değerlendirilmelidir. Risk değerlendirmesi özellikle 72 saatten önce taburcu olan yenidoğanlar için önemlidir. Risk belirlenmesi için tüm bebeklerden hastaneden taburcu olmadan önce STB ölçümü yapılmalıdır. Bu yaklaşım ağır hiperbilirubinemi gelişimi için riski olan bebeklerin belirlenmesinde yardımcı olur.

 

 

Emzirme sıklığının artması anlamlı hiperbilirubinemi gelişme olasılığını azaltır. Bu nedenle yaşamın ilk günlerinde annelere günde en az 8-12 kez emzirmeleri önerilir. Tek başına anne sütüyle beslenme desteklenmelidir. Bunun için her anneye emzirme danışmanlığı verilmesi önemlidir.

Tek başına anne sütü ile beslenen bebekler 3. gün civarında doğum ağırlıklarının %6-8’ini kaybederler. İlk üç günde doğum ağırlığının %10’undan fazla veya günde %3’den fazla tartı kaybı varsa yeterli beslenme açısından bebek değerlendirilmelidir. İdrar çıkışı (4-6 bez/gün) takip edilmelidir. Yetersiz beslenme bulguları varsa, bebek dehidratasyon açısından klinik ve biyokimyasal olarak değerlendirilmelidir. Öncelikle emzirme danışmanlığı gözden geçirilmeli, hipernatremi mevcutsa sık emzirmeyle birlikte sağılmış süt/formül mama verilmelidir. Hidrasyonu düzelmiyor, tartı kaybı devam ediyor ve oral beslenemiyorsa intravenöz sıvı verilebilir. Yenidoğan bebeklere hiçbir koşulda su veya şekerli su desteğine gerek yoktur. Anne sütü ile beslenen bebeğe su, dekstrozlu mayi verilmesi hiperbilirubinemiyi önlemez veya bilirubin düzeyini düşürmez.

Yenidoğanlarda ciddi hiperbilirubinemi gelişme riskinin belirlenmesi açısından bazı önlemler alınmalıdır.

 1. Tüm gebe kadınların ABO ve Rh (D) kan gruplarına ve olağan dışı izoimmün antikorlarına bakılmalıdır.

2. Anne kan grubu bilinmiyor veya anne kan grubu 0 veya Rh (-) ise, kordon kanında direkt Coombs testi, ABO ve Rh (D) kan grubuna bakılmalıdır

 

 

Ağır hiperbilirubinemi için önemli risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır;

 

 1. Taburcu olmadan önceki STB veya TcB düzeyi yüksek veya yüksek-orta risk bölgesinde olması

2. Düşük gebelik haftası

3. Anne sütü ile beslenme, özellikle iyi ememeyen aşırı ağırlık kaybı olan bebekler

4. İlk 24 saatte sarılık gözlenmesi

5. İzoimmün hemolitik hastalık, diğer hemolitik hastalıklar (G6PD eksikliği)

6. Daha önce fototerapi almış kardeş öyküsü

7. Sefal hematom veya yaygın ekimoz

8. Asya kökenli olmak