Anasayfa Sağlık Rehberi SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARIMIZDAKİ TEHLİKE

Sosyal medya hayatımızın merkezine gelip yerleşti. Aslında bu yeni bir durum olmamasına karşın, bugünlerde, özellikle yeni kısıtlamalar ile birlikte daha çok çekildik kendi dünyalarımıza ve sosyal medya ile kurduğumuz iletişim yolumuz bizler için ekmek, su gibi birer ihtiyaç haline geldi.

Elbette iletişimde kalmanın ve sosyal bağlarımızı güçlü tutmanın özellikle bu süreçte ne kadar önem arz ettiğini her defasında vurguluyorum. Ancak dikkat çekmek istediğim konu, her birimizin saatlerimizi geçirdiğimiz sosyal medya üzerinden yaptığımız paylaşımlar aracılığı ile farkında olmadan çevremize verdiğimiz zararlar.
Birbirimize sosyal mesafeyi hatırlatmak ve sevdiklerimizin evde kalmasını sağlamak için yaptığımız paylaşımlarla, aslında farkında olmadan sevdiklerimizin, takipçilerimizin ruhunu yaralıyor olabileceğimizi hiç düşündünüz mü?
Sosyal medyada, özellikle ölümle sonuçlanmış vakalar ile ilgili ayrıntıları, cenaze ve defin işlemleri ile ilgili travmatize edici bilgi ve fotoğrafları, bilimsel olmayan kaynaklardan edinilmiş geleceğimiz ile ilgili kara senaryoları, şehir efsanesi haline gelmiş ancak gerçeklikle ilgisi olmayan detayları, hiçbir yetkiliden duyulmayan ama bir o kadar hızla yayılan marketçinizin, manavınızın hatta mahalle komşunuzun dahi hastalığı kaptığına dair bilgileri paylaşarak, sevdiklerimize ‘’lütfen evde kal’’ derken ...
Hiç düşünüyor muyuz?
Bu paylaşımlarla çocuklarımızın karşılaşabileceğini, umuda ve morale ihtiyaç duyan ve mücadele içinde olan Covid-19 hastalarının okuyabileceğini, takıntı, panik bozukluk, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarla boğuşan hastalarımızı daha da karamsar bir tabloya sürükleyeceğini ve semptomlarını ilerleteceğini..
Peki biliyor muydunuz psikolojik sağlığın, bağışıklığımızı yediğimiz, içtiğimiz besinler kadar etkilediğini? Ne kadar iyimser olur ve geleceğe umutla bakarsak, o kadar çabuk iyileşeceğimizi..
Her ne kadar paylaşımlarımızın amacı sosyal çevremizin olayları biraz daha fazla dikkate almasını ve evde kalmasını sağlayarak onları korumak olsa da, iyi niyetle çıktığımız bu yolda onları psikolojik olarak yaralayabileceğimizi ve bu hastalık geçtiğinde ruhsal dünyalarında kalıcı izler bırakabileceğimiz gerçeğini unutmamalıyız. Paylaşımlarımızı her yaşta ve durumda birçok kişiye ulaşabileceğini göz önüne alarak yapmalıyız.
Unutmayın bu günler geçecek ve birlikte iyileşeceğiz, ancak ruhsal yaralar bedensel yaralardan daha güç iyileşir.
Sağlıcakla kalın..